1. Hayran Kaldim Yasar Usta

     

  2. Eylem yapacagiz diye sacmaladilar iyice

     

  3. meselaa!

     

  4. mesela!

     

  5. Yok Bu Benim Sahsi Kanaatim

     

  6. Dalyan Not Al-ohh

     

  7. tarcin

     

  8. tarcin

     


  9. Sair Sehriyar-Heydar Baba’ya Selam


    Heydar Baba’ya Selam

    Heyder Baba, ildirimlar sakanda,
    Seller, sular sakkildayib akanda,
    Kizlar ona saf baglayib bakanda,
    Selâm olsun sevkatize, elize,
    Menim de bir adim gelsin dilize.

    Heyder Baba, kehliklerin uçanda,
    Göl dibinden dovsan kalkib, kaçanda,
    Bahçalarin çiçeklenib açanda,
    Bizden de bir mümkün olsa, yâd ele,
    Açilmayan ürekleri sâd ele.

    Bayram yeli çardaklari yikanda,
    Novruz gülü, kar çiçegi çikanda,
    Ag bulutlar köyneklerin sikanda,
    Bizden de bir yâd eyleyen sag olsun,
    Derdlerimiz koy dikkelsin dag olsun.

    Heyder Baba, gün dalivi daglasin,
    Üzün gülsün, bulaklarin aglasin,
    Usaklarun bir deste gül baglasin,
    Yel gelende ver getirsin bu yana,
    Belke menim yatmis bahtim oyana.

    Heyder Baba, senin üzün ag olsun,
    Dört bir yanin bulak olsun, bag olsun,
    Bizden sora senin basin sag olsun,
    Dünya kazov-kader, ölüm-itimdi,
    Dünya boyu ogulsuzdu, yetimdi.

    Heyder Baba, yolum senden keç oldu,
    Ömrüm keçdi, gelenmedim geç oldu,
    Heç bilmedim gözellerin neç oldu,
    Bilmezidim döngeler var, dönüm var,
    Itginlik var, ayrilik var, ölüm var.

    Heyder Baba, igit emek itirmez,
    Ömür geçer efsus bere bitirmez,
    Nâmerd olan ömrü basa yetirmez,
    Biz de vallah unutmarik sizleri,
    Görenmesek helâl edin bizleri.

    Heyder Baba, Mir Ejder seslenende,
    Kend içine sesden-köyden düsende,
    Asik Rüstem, sazin dillendirende,
    Yadindadir ne hövlesek kaçardim,
    Kuslar tekin kanad çalib uçardim.

    Sengülava yurdu, asik almasi,
    Gâh da gedib orda konak kalmasi,
    Das atmasi, alma-heyva salmasi,
    Kalib sirin yuhu kimin yadimda,
    Eser koyub, ruhumda her zadimda.

    Heyder Baba, Kuru gölün kazlari,
    Gediklerin sazak çalan sazlari,
    Ket kövsenin payizlari, yazlari,
    Bir sinema perdesidir gözümde,
    Tek oturub, seyr ederem özümde.

    Heyder Baba, Karaçemen caddasi,
    Çovuslarin geler sesi, sedasi,
    Kerbelâ’ya gedenlerin kadasi,
    Düssün bu aç, yolsuzlarin gözüne,
    Temeddünün uyduk yalan sözüne.

    Heyder Baba, seytan bizi azdirib,
    Mehebbeti üreklerden kazdirib,
    Kara günün ser-nüvistin yazdirib,
    Salib halki bir-birinin canina,
    Barisigi belesdirib kanina.

    Göz yasina bakan olsa, kan akmaz,
    Insan olan hancer beline takmaz,
    Amma hayif, kör tutdugun burakmaz,
    Behistimiz cehennem olmakdadir,
    Ziheccemiz meherrem olmakdadir.

    Hazan yeli yarpaklari tökende,
    Bulut dagdan yenib kende köçende,
    Seyhülislam gözel sesin çekende,
    Nisgilli söz üreklere deyerdi,
    Agaçlar da Allah’a bas eyerdi.

    Dasli bulak das-kumunan dolmasin,
    Bahçalari saralmasin, solmasin,
    Ordan keçen atli susuz olmasin,
    Deyne bulak, hayrin olsun, akarsan,
    Ufuklara humar-humar bakarsan.

    Heyder Baba, dagin dasin seresi,
    Kehlik okur, dalisinda feresi,
    Kuzularin agi, bozu, karasi,
    Bir gedeydim dag-dereler uzunu,
    Okuyaydim: ‘Çoban, kaytar kuzunu’.

    Heyder Baba, Sulu yerin düzünde,
    Bulak kaynar çay çemenin gözünde,
    Bulakotu, üzer suyun üzünde,
    Gözel kuslar ordan gelib keçerler,
    Halvetleyib bulakdan su içerler.

    Biçin üstü sünbül biçen oraklar,
    Ele bil ki, zülfü darar daraklar,
    Sikarçilar bildirçini soraklar,
    Biçinçiler ayranlarin içerler,
    Bir huslanib, sondan durub biçerler.

    Heyder Baba, kendin günü batanda,
    Usaklarin samin yeyib yatanda,
    Ay bulutdan çikib kas-göz atanda,
    Bizden de bir sen onlara kissa de,
    Kissamizdan çoklu gam u gussa de.

    Kari nene gece nagil deyende,
    Külek kalkib kap-bacani döyende,
    Kurd keçinin Sengülüsün yeyende,
    Men kayidib bir de usak olaydim,
    Bir gül açib ondan sora solaydim.

    ‘Emmecan’in bal bellesin yeyerdim,
    Sondan durub üs donumu geyerdim,
    Bahçalarda tiringeni deyerdim,
    Ay özümü o ezdiren günlerim,
    Agac minib, at gezdiren günlerim.

    Heçi hala çayda paltar yuvardi,
    Memmed Sadik damlarini suvardi,
    Heç bilmezdik dagdi, dasdi, divardi
    Her yan geldi, sillak atib asardik,
    Allah, ne kos, gamsiz-gamsiz yasardik.

    Seyhülislam münâcati deyerdi,
    Mesed Rahim lebbâdeni geyerdi,
    Mesdâceli bozbaslari yeyerdi,
    Biz hos idik, hayrat olsun, toy olsun,
    Fark eylemez, her n’olacak, koy olsun.

    Melik Niyaz verendilin salardi,
    Atin çapib kiykacidan çalardi,
    Kirki tekin gedik basin alardi.
    Dolayiya kizlar açib pencere,
    Pencerelerden ne gözel menzere.

    Heyder Baba, kendin toyun tutanda,
    Kiz gelinler hena, pilte satanda,
    Bey geline damdan alma atanda,
    Menim de o kizlarinda gözüm var,
    Asiklarin sazlarinda sözüm var.

    Heyder Baba, bulaklarin yarpizi,
    Bostanlarin gülbeseri, karpizi,
    Çerçilerin ag nebati sakkizi,
    Indi de var damagimda, dad verer,
    Itgin geden günlerimden yad verer.

    Bayram idi gece kusu okurdu,
    Adakli kiz bey çorabin tokurdu,
    Herkes salin bir bacadan sokurdu,
    Ay ne gözel kaydadi sal sallamak,
    Bey salina bayramligin baglamak.

    Sal istedim men de evde agladim,
    Bir sal alib tez belime bagladim,
    Gulam gile kaçdim, sali salladim,
    Fatma hala mene çorab bagladi,
    Han nenemi yada salib agladi.

    Heyder Baba, Mirzemmed’in bahçasi,
    Bahçalarin tursa sirin alçasi,
    Gelinlerin düzmeleri, tahçasi
    Hey düzüler gözlerimin refinde,
    Heyme vurar hatiralar sefinde.

    Bayram olub, kizil palçik ezerler,
    Nakis vurub, otaklari bezerler,
    Tahçalara düzmeleri düzerler
    Kiz-gelinin findikçasi, henasi,
    Heveslener anasi, kaynanasi.

    Bakiçinin sözü, sovu, kagizi
    Ineklerin bulamasi, agizi,
    Çersenbenin girdekâni, mövizi
    Kizlar deyer: “Atil-matil, çersenbe,
    Ayna tekin bahtim açil, çersenbe”.

    Yumurtani göyçek, güllü boyardik,
    Çakkisdirib sinanlarin soyardik,
    Oynamakdan birce meger doyardik,
    Eli mene yasil asik vererdi,
    Irza mene novruz gülü dererdi.

    Novruz Ali hermende vel sürerdi,
    Kâhdan enib küleslerin kürerdi,
    Dagdan da bir çoban iti hürerdi,
    Onda gördün ulak ayak sahladi,
    Daga bakib kulaklarin sahladi.

    Aksam basi nahirçilar gelende,
    Koduklari çekib, vurardik bende,
    Nahir keçib gedib yetende kende,
    Heyvanlari çilpak minib kovardik,
    Söz çiksaydi, sine gerib sovardik.

    Yaz gecesi çayda sular sarildar,
    Das kayalar selde asib, karildar,
    Karanlikda kurdun gözü parildar,
    Itler gördün, kurdu seçib ulasdi,
    Kurd da gördün, kalkib gedikden asdi.

    Kis gecesi tövlelerin otagi,
    Kentlilerin oturagi, yatagi,
    Buharida yanar odun yanagi,
    Sebçeresi, girdekâni, iydesi,
    Kendi basar gülüb-danismak sesi.

    Sücâ haloglunun Baki savgati,
    Damda kuran samavari, söhbeti,
    Yadimdadi sestli keddi, kameti,
    Cünemmegin toyu döndü, yas oldu,
    Nene Kiz’in baht aynasi kâs oldu.

    Heyder Baba, Nene Kizin gözleri,
    Raksende’nin sirin-sirin sözleri,
    Türki dedim, okusunlar özleri,
    Bilsinler ki, adam geder ad kalar,
    Yahsi-pisden agizda bir dad kalar.

    Yaz kabagi gün güneyi döyende,
    Kend usagi kar güllesin sövende,
    Kürekçiler dagda kürek züvende,
    Menim ruhum ele bilin ordadir,
    Kehlik kimi batib kalib, kardadir.

    Kari Nene uzadanda isini,
    Gün bulutdan eyirerdi tesini,
    Kurd kocalib, çekdirende disini,
    Sürü kalkib dolayidan asardi,
    Badyalarin südü asib-dasardi.

    Hecce Sultan emme disin kisardi,
    Molla Bagir emoglu tez misardi,
    Tendir yanib, tüstü evi basardi,
    Çaydanimiz arsin üste kaynardi,
    Kovurkamiz saç içinde oynardi.

    Bostan pozub getirerdik asagi,
    Doldurardik evde tahta tabagi,
    Tendirlerde pisirerdik kabagi,
    Özün yeyib, tohumlarin çitlardik,
    Çok yemekden lap az kala çatlardik.

    Verzegan’dan armud satan gelende,
    Usaklarin sesi düserdi kende,
    Biz de bu yandan esidib bilende,
    Sillak atib bir kiskirik salardik,
    Bugda verib armudlardan alardik.

    Mirza Tagi’ynan gece getdik çaya,
    Men bakiram selde bogulmus aya,
    Birden isik düsdü otay bahçaya,
    ”Eyvay dedik, kurddu”, kayitdik, kasdik,
    Heç bilmedik ne vakt küllükden asdik.

    Heyder Baba, agaçlarin ucaldi,
    Amma hayif cevanlarin kocaldi,
    Toklularin ariklayib acaldi,
    Kölge döndü, gün batdi, kas kereldi,
    Kurdun gözü karanlikda bereldi.

    Esitmisem yanir Allah çiragi,
    Dayir olub mescidüzün bulagi,
    Râhat olub kendin evi, usagi,
    Mensur Han’in eli kolu var olsun,
    Harda kalsa, Allah ona yar olsun.

    Heyder Baba, Moll’ Ibrahim var, ya yok?
    Mekteb açar, okur usaklar, ya yok?
    Hermen üstü mektebi baglar, ya yok?
    Menden ahonda yetirersen selâm,
    Edebli bir selâm-i mâ lâkelâm.

    Hecce Sultan emme gedib Tebriz’e,
    Amma ne Tebriz ki, gelemmir bize,
    Balam durun, koyak gedek evmize,
    Aga öldü, tufakimiz dagildi,
    Koyun olan yad gediben sagildi.

    Heyder Baba, dünya yalan dünyadi,
    Süleyman’dan, Nuh’dan kalan dünyadi,
    Ogul dogan, derde salan dünyadi,
    Her kimseye her ne verib alibdi,
    Eflatun’dan bir kuru ad kalibdi.

    Heyder Baba, yaru yoldas döndüler,
    Bir-bir meni çölde koyub, çöndüler,
    Çesmelerim, çirahlarim, söndüler,
    Yaman yerde gün döndü, aksam oldu,
    Dünya mene harâbe-i sâm oldu.

    Emogluynan geden gece Kipçag’a,
    Ay ki çikdi, atlar geldi oynaga,
    Dirmasirdik, dagdan asirdik daga,
    Mesmemi Han göy atini oynatdi,
    Tüfengini asirdi, sakkildatdi.

    Heyder Baba, Kara gölün deresi,
    Hosgenâb’in yolu, bendi, beresi,
    Orda düser çil kehligin feresi,
    Ordan keçer yurdumuzun özüne,
    Biz de keçek yurdumuzun sözüne.

    Hosgenâb’i yaman güne kim salib?
    Seyyidlerden kim kirilib, kim kalib?
    Amir Gafar dam dasini kim alib?
    Bulak gene gelib gölü doldurur,
    Ya kuruyub, bahçalari soldurur.

    Amir Gafar seyyidlerin taciydi,
    Sahlar sikar etmesi kiykaciydi,
    Merde sirin, nâmerde çok aciydi,
    Mazlumlarin hakki üste eserdi,
    Zalimleri kiliç tekin keserdi.

    Mir Mustafa dayi, uca boy baba,
    Heykelli, sakkalli, Tolustoy baba,
    Eylerdi yas meclisini, toy baba,
    Hosgenâb’in âb-i rûsu, erdemi,
    Mescidlerin, meclislerin görkemi.

    Mecdüssâdât gülerdi baglar kimi,
    Guruldardi, buludlu daglar kimi,
    Söz agzinda erirdi yaglar kimi,
    Alni açik, yaksi, derin kanardi,
    Yasil gözler çirag tekin yanardi.

    Menim atam süfreli bir kisiydi,
    El elinden tutmak onun isiydi,
    Gözellerin âhire kalmisiydi,
    Ondan sonra dönergeler döndüler,
    Mehebbetin çiraglari söndüler.

    Mir Sâlih’in deli sevlik etmesi,
    Mir Aziz’in sirin sahsey getmesi,
    Mir Memmed’in kurulmasi, bitmesi,
    Indi desek, ahvâlâtdi, nagildi,
    Keçdi getdi, itdi batdi, dagildi.

    Mir Abdül’ün aynada kas yakmasi,
    Çövçülerinden, kasinin akmasi,
    Boylanmasi, dam-divardan bakmasi,
    Sah Abbas’in dürbini, yâdes behayr,
    Hosgenâb’in hos günü, yâdes behayr.

    Sitâr’ emme nezikleri yapardi,
    Mir Kadir de her dem birin kapardi,
    Kapib, yeyib, dayça tekin çapardi,
    Gülmeliydi onun nezik kappasi,
    Emmemin de, ersininin sappasi.

    Heyder Baba, Amir Heyder neyneyir?
    Yakin gene samavari keyneyir,
    Day kocalib, alt engiynin çeyneyir,
    Kulak batib, gözü girib kasina,
    Yazik emme, havâ gelib basina.

    Hanim emme Mir Abdül’ün sözünü,
    Esidende eyer agzi, gözünü,
    Melkâmid’a verer onun özünü,
    Da’valarin suhlugilan katallar,
    Eti yeyib, basi atib yatallar.

    Fizze hanim Hosgenâb’in gülüydü,
    Amir Yahya em kizinin kuluydu,
    Ruhsâre artist idi, sevgiliydi,
    Seyid Hüseyn Mir Salih’i yansilar,
    Amir Cefer geyretlidir, kan salar.

    Seher tezden nahirçilar gelerdi,
    Koyun kuzu dam bacadan melerdi,
    Emme Can’im körpelerin belerdi,
    Tendirlerin kavzanardi tüstüsi,
    Çöreklerin gözel iyi, istisi.

    Göyerçinler deste kalkib uçallar,
    Gün saçanda kizil perde açallar,
    Kizil perde açib, yigib kaçallar,
    Gün ucalib, artar dagin celâli,
    Tebietin cevanlanar cemâli.

    Heyder Baba, karli daglar asanda,
    Gece kervan yolun asib çasanda,
    Men hardasam, Tehran’da, ya Kâsan’da,
    Uzaklardan gözüm seçer onlari,
    Hayâl gelib, asib keçer onlari.

    Bir çikaydim Damkaya’nin dasina,
    Bir bakaydim keçmisine, yasina,
    Bir göreydim neler gelib basina,
    Men de onun karlariylan aglardim,
    Kis donduran ürekleri daglardim.

    Heyder Baba, gül konçesi handandi
    Amma hayif, ürek gazasi kandi,
    Zindegânlik bir karanlik zindandi,
    Bu zindanin derbeçesin açan yok,
    Bu darlikdan bir kurtulub kaçan yok.

    Heyder Baba, göyler bütün dumandi,
    Günlerimiz birbirinden yamandi,
    Birbirizden ayrilmayin, amandi,
    Yaksiligi elimizden aliblar,
    Yaksi bizi yaman güne saliblar!

    Bir sorusun bu karkinmis felekden,
    Ne isteyir bu kurdugu kelekden?
    Deyne, keçirt ulduzlari elekden,
    Koy tökülsün, bu yer üzü dagilsin,
    Bu seytanlik korkusu bir yigilsin.

    Bir uçaydim bu çirpinan yelinen,
    Baglasaydim dagdan asan selinen,
    Aglasaydim uzak düsen elinen,
    Bir göreydim ayriligi kim saldi?
    Ölkemizde kim kirildi, kim kaldi?

    Men senin tek daga saldim nefesi,
    Sen de kaytar, göylere sal bu sesi,
    Baykusun da dar olmasin kefesi,
    Burda bir sîr darda kalib bagirir,
    Mürüvvetsiz insanlari çagirir.

    Heyder Baba, gayret kanin kaynarken,
    Karakuslar senden kopub kalkarken,
    O sildirim daslariynan oynarken,
    Kavzan, menim himmetimi orda gör,
    Ordan eyil, kâmetimi darda gör.

    Heyder Baba, gece durna keçende,
    Köroglunun gözü kara seçende,
    Kiratini minib, kesib biçende,
    Men de burdan tez matlaba çatmaram,
    Eyvaz gelib çatmayincan yatmaram.

    Heyder Baba, merd ogullar dogginan,
    Nâmerdlerin burunlarin ogginan,
    Gediklerde kurdlari dut bogginan,
    Koy kuzular ayin sayin otlasin,
    koyunlarin kuyruklarin katlasin.

    Heyder Baba, senin könlün sad olsun,
    Dünya varken agzin dolu dad olsun,
    Senden keçen yakin olsun, yad olsun,
    Deyne menim sâir oglum Sehriyâr,
    Bir ömürdür gam üstüne gam çalar.

    Sehriyar

     


  10. Bir harmanim bu aksam-fikret kizilok
    http://www.uploadmusic.org/MUSIC/1195441369351472.mp3

     

  11. …..

    izle

     

  12. icin

     


  13. intihal (asirma) nedir

    image

    intihal (asirma) nedir
    Bir eserin gerçek sahibinin izni olmaksizin, kaynak göstermeden veya eserine atifta bulunmadan yapilan alintilardir.

    Intihal, sözlük anlami “asirma” olan bir kavramdir. Kapsamli ele almak gerekirse intihal; bir eserin ya da bir fikrin gerçek sahibinin izni olmaksizin, kaynak göstermeden veya eserine atifta bulunmadan yapilan alintilardir. Alintilar, tamamen olabilecegi gibi kismen de olabilmektedir. Kismen olmasi intihal olmasi halini degistirmemektedir. Intihal yapilan kismi alintilar da tirnak içinde yer vererek ve dipnot ile kaynagina isaret edilerek kullanilmalidirlar.
    FIKIR VE SANAT ESERLERI KANUNU
    Türkiye’de de birçok ülkede oldugu gibi intihali suç kabul eden bir kanun ve bu kanun kapsaminda tanimlanmis yaptirimlar söz konusudur. 5846 Sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsaminda intihal ve esinlenme konulari ile ilgili net tespitlere yer verilmistir.

    Intihal ve esinlenmenin herkes tarafindan ileri sürülebilecek aleni fikirlerin ifade edilmesi, herkes tarafindan kurulabilecek cümlelerin kullanilmasi halinde söz konusu olmayacagi gibi bir ayrim da yine kanunun 35. maddesi kapsaminda yer almaktadir.
    KASIT ARANMAZ
    Intihal bazi durumlarda bilinçsizce, çogu zaman ise kasitli sekilde yapilir. Kasit olup olmamasi hukuki açidan bir fark dogurmamaktadir. Eser ve fikir sahibinin sikayeti ile baslayacak süreçte gerçekten bir alinti oldugu kiyas yapilarak ispatlanirsa hem para hem de hapis cezasi gündeme gelebilmektedir. Eser ve fikir sahibi hayatta degil ise ayni hakki varisler de ileri sürebileceklerdir.

    AKADEMIK ÖNEMI
    Akademik dünyada da intihaller sikça rastlanilan hallerdir. Akademik kariyer için önem arz eden çalismalarda ve eserlerde intihal yapildigi belirlenir ise kisinin ünvaninda indirime gidilmesi, kurumu ile ilisiginin kesilmesi gibi yan cezalar da hukuki yaptirimlarin yani sira gündeme gelmektedir.

    Görülmüs oldugu gibi bu yazi suan bir intihal`dir alinti yaptigim sayfayi bulamiyorum

     

  14. Nesat Ertas-Ah Yalan Dunya

    wmp dinle

     


  15. Baris Manco - Dere Boyu Kavaklar

    wmp dinle